Home Tüm Makalelerim KIRIMOĞLU’NA YAPILACAK SUİKAST GİRİŞİMİ ÖNLENDİ…

KIRIMOĞLU’NA YAPILACAK SUİKAST GİRİŞİMİ ÖNLENDİ…

e-Posta Yazdır PDF

         

    Sevgili okurlarım!     

   Haziran 2009 yılında Kırım Toprağında bulunmam münasebetiyle, Kırım Türklerini, kültürlerini, yaşayışlarını, Ukrayna Cumhuriyeti bağlı ata topraklarına, sürgünden sonra tekrar dönüşte yaşadıkları sıkıntıları, bugün mevcut durumlarını, geleceğe bakışlarını yerinde inceleme, araştırma fırsatım olmuştu. Bu izlenimlerimi de yazı köşemde sizlere aktarmıştım.

  Geçen hafta haber sitelerine düşen, Kırım Haber Ajansı kaynaklı bilgide, Kırım Türklerinin Lideri Sayın Mustafa A.Cemil KIRIMOĞLU’NA yapılacak olan suikast girişimi,  beni ve birçok kırım kökenli vatandaşlarımızı, Türk Dünyası sevdalılarını üzdü.  Olay ile ilgili Kiev’de basın toplantısı yapan Ukrayna Dışişleri Bakanı Yuriy Lutsenko;” Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU’NA karşı suikast girişimi hazırlığı bilgisini elde ettiklerini, düzenlenen operasyon sonucu 2 kişiyi gözaltına aldıklarını, Kırım’da At Takfir El Hicra adlı dini teşkilatın, KTMM lideri Mustafa A. KIRIMOĞLU’NA karşı suikast ve Kırım’da birkaç terör eylemi hazırladığını, At Takfir El Hicra teşkilatının Taliban ve El Kaideyle bağlantılı olduğunu, ellerine geçen bilgi doğrultusunda Kırım’ın birkaç bölgesinde 23 Ekim’de operasyon düzenlediklerini ve patlayıcı maddeler, detonatör, bıçaklar ve silahların taktik ve teknik özelliklerini anlatan kitapları ele geçirdiklerini, Kırım Tatar Milli Meclisinin geleneksel İslam’ı desteklediğini ve radikal hareketlere karşı ciddi tehdit oluşturduğunu, söz konusu teşkilatın gelişmesi için engel olduğu  konusunda açıklamada bulunmuştur.
       Türkiye’de ve Türk Dünyasında oldukça tanınan, gençlik yıllarımda Kırım Türklerinin meşru davasında, gösterdiği çabayı her zaman övdüğüm, Kırım Tatar Türklerinin Lideri Mustafa Abdulcemil KIRMOĞLU kimdir?
      

     MUSTAFA ABDÜLCEMİL KIRIMOĞLU; “Kırım Tatar Millî Meclisi başkanı. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun babasının ismi, Abdülcemil, annesinin ismi Mahfüre’dir. Stalin döneminde zengin aile çocuğu oldukları gerekçesiyle Urallar’a sürülen anne ve babası İkinci Dünyâ Savaşı sırasında gizlice Kırım’a dönerek Çöl bölgesinde Boz köy’de yerleştiler. Bu sırada 13 Kasım 1943’te Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU dünyaya geldi. Altı aylık bebekken ailesiyle birlikte vatan haini damgasıyla Mayıs 1944’te Kırım’dan sürgün edildiler. Özbekistan’ın Andican bölgesine sürgün edilen Mustafa’nın çocukluğu burada geçti. 1955’te Taşkent yakınlarında bir kasabaya göç ettiler. Bu arada Rus dilinde orta öğrenimini tamamlayan Mustafa, Taşkent Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı bölümüne girmek için müracaat etti. Ancak; “Sovyetlere sadık olmayan bir milletin mensuplarını bu fakülteye almıyoruz.” diyerek reddetmeleri üzerine bir fabrikaya işçi olarak girdi. 1961 yılında Kırım Tatar Millî Gençlik Teşkilâtını arkadaşlarıyla birlikte kurdular. Birkaç hafta sonra teşkilâtın liderleri tutuklandığı gibi Mustafa işten çıkartıldı. 1962 yılında Taşkent Ziraat Mekanizasyon ve Sulama Enstitüsüne girdi. Üç yıl sonra Sovyet gizli haber alma teşkilâtı KGB’NİN isteği üzerine, Komünist Parti ve Sovyet Devleti aleyhinde propaganda yaptığı gerekçesiyle okuldan atıldı. Enstitüden atıldıktan sonra askere çağrıldı. Fakat o; “Mademki bu ülkede Kırım Tatarlarının hiçbir vatandaşlık hakları yok, öyleyse askerlik borcumuz da yoktur. Vatanından vahşice sürülmüş ve vatanı olmayan bir insan, bu devlette neyi müdafaa edecek? Bana güvenmeyen bir devlete sadık kalacağıma dair askerlik yemini edemem.” diyerek askere gitmeyi reddetti. Bunun üzerine bir buçuk yıl hapse mahkûm edildi. Kırım Tatarlarının durumu ve onların hakları hakkında mektuplar ve makaleler yazarak Sovyetler Birliği’nin siyasetini lekelediği, Sovyet Kızıl Ordusunun 1968 yılında Çekoslovakya’yı işgalini bir grup aydınla birlikte protesto ederek Sovyet Devletinin aleyhinde faaliyette bulunduğu iddiasıyla 1969 yılında ikinci defa tutuklandı ve üç yıl hapse mahkûm edildi. 1974 yılında üçüncü defa tutuklanan Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU, 1 yıl müddetle Sibirya’da ağır şartlı çalışma kampına sürgün edildi. Cezasının bitimine üç gün kala kamp arkadaşlarına ve akrabalarına yazdığı mektuplarla Sovyetlere karşı propaganda yapmak, iftira etmek gibi suçlamalarla hakkında yeni bir dava açıldı. Bunun üzerine açlık grevine başlayan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu 303 gün müddetle grevi sürdürdü. Bu açlık grevi esnasında ünlü fizikçi Andrey Saharov, General Pyotr Grigorenko gibi Sovyet aydınları ve insan hakları savunucuları, onun serbest bırakılmasını istediler. Bu maksatla Birleşmiş Milletlere, Dünya Kamuoyuna, İslâm Dünyasına, İnsan hakları kuruluşlarına yazdıkları mektuplarla, Mustafa Cemil KIRIMOĞLU’NUN adı ve uğrunda mücadele verdiği Kırım Türklerinin millî meselesi dünya ve Türkiye kamuoyuna duyuruldu. O yıllarda Türkiye’de Mustafa CEMİLOĞLU’NIUN öldüğüne dair duyulan bir haber üzerine yürüyüşler, gösteriler ve toplantılar tertip edildi. Açlık grevine ve Dünya kamuoyunun tepkilerine rağmen Sovyet makamları onu 2,5 yıl ağır şartlı çalışma kampı cezasına çarptırdılar. KIRIMOĞLU cezasını çekmek üzere Çin sınırı yakınlarındaki Primorski çalışma kampına gönderildi. Mahkûmiyet müddetini tamamladıktan sonra Taşkent’e getirilerek gözaltında tutuldu. Taşkent şehrini terk etmesi yasak edildiği gibi, akşam saat 20.00’den sabah 06.00’ya kadar evden çıkması, halkın toplu halde bulunabileceği yerlere gitmesi de yasak edildi. Açık nezaret şartlarını ihlâl ettiği gerekçesiyle beşinci defa tutuklandı. Dört yıl müddetle mahkûm edilerek YAKUTİSTAN’DA Ziryanka kasabasına sürgün edildi. Cezası bitip YAKUTİSTAN’DAN döndükten sonra ailesiyle birlikte yerleşme gayesiyle Kırım’a geldi. Fakat üç gün sonra tekrar Özbekistan’a sürgün edildi. 1983 yılı Kasım ayında altıncı defa tutuklanarak, üç yıl ağır şartlı çalışma kampı cezasına mahkûm edildi ve Magadan şehrine 45 km uzaklıktaki kampta cezasını tamamlamasına az bir zaman kala aleyhinde yeni bir dava açıldı. 1986 yılı Aralık ayında Magadan’da yargılanarak üç yıl hapse mahkûm edildi. Ancak bazı diplomatik temaslar neticesinde beş tâne insan hakları savunucusuyla birlikte serbest bırakıldı. 1987 senesi yazında arkadaşlarıyla birlikte Moskova Kızıl Meydan’da Kırım Tatarlarının dünyada büyük yankılar uyandıran gösterilerini organize etti. Mustafa Abdülccemil KIRIMOĞLU, 1989 Mayısında Taşkent’te toplanan Kırım Tatar Millî Hareketi teşebbüs grupları genel toplantısı neticesinde kurulan Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilâtının başkanlığına seçildi. Bu teşkilâtın teşebbüsleri neticesinde 1991 yılında yapılan seçimlerle 26 Haziran 1991’de Kırım’ın AKMESCİT şehrinde Kırım Türklerinin İkinci Millî Kurultayları toplandı. Bu kurultay, Kırım Türklerinin bağımsızlığını ilan etti. Kırım Türklerinin en üst yetkili organı olarak 33 kişilik Kırım Tatar Millî Meclisini seçti. Meclis başkanlığına da Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU seçildi. Defalarca Türkiye’yi ziyaret eden Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU evli ve üç çocuk babası olup halen Kırım’ın Bahçesaray şehrinde yaşamaktadır. “     

       Türkiye’ye bir gelişinde kendisi ile tanışma fırsatı bulduğum Sayın KIRIMOĞLU, NUN yıllardır legal yoldan hak arayarak verdiği mücadele, SSCB’DE Rus hâkimiyetinde olan topluluk, milletlere, birçok halklara da örnek olmuştur. Kırım Türkleri ata yurtlarına yıllar sonra dönebildi ise, bugün Kırım da 400 bin nüfus ile % 13 ‘lük bir kitleyi temsil edebiliyorlarsa bu ancak Sayın KIRIMOĞLU’NUN önderliğinin verdiği kutsal mücadelenin bir ürünüdür.       

      Kırım Tatar Türklerinin Toprağı Akmescit, Akyar, Aluşka, Yalta, Bahçesaray, Gözleve, Canköy, Kerç … Çok güzel yerler. Kırım Tatar Türkleri de mahalleleri (Çistinkaya .. gibi..) , işyerleri, toplumsal faaliyetleri, tarihten gelen köklü kültürleri ile her geçen gün bu topraklarda kendilerini tekrar kabul ettirmiş konumdalar. Bu topraklara savaşlardan, sürgünden sonra yerleştirilen, Ruslar, Ukrain’lerden sonra, en çok nüfusa sahip Kırım Tatar Türkleri birbirleriyle dayanışma, birlik beraberlik içerisindeler. Kırım savaşları ile Osmanlı İmparatorluğunun da, çekilerek Ruslara terk ettiği, Türk yurdu Kırım Toprakları, 18 Mayıs 1944’de bir milletin Rus lider Stalin tarafından, tarih sahnesinden silinmeye,  kökleri kazınmaya, yok edilmeye çalışılan, dünya milletlerinin de gözleri önünde yapılan diasporaya, asili misyona seyirci kaldığı,  çınar ağacı bu millet, kendi ata toprağında,  filizlenerek, dal budak salarak, kök salarak,   yeniden dirilen,  daha güçlü, daha deneyimli, bir millet haline,  dönüşmektedir.      

     Buradan Kırım Tatar Türklerinin efsanevileşmiş önderi, Lideri, ATATÜRK’Ü sayılan Sayın Abdulcemil KIRIMOĞLU’NA karşı girişilmeye çalışılan haince suikast girişimini lanetliyor, Sayın KIRIMOĞLU’NA ve Kırım Tatar Türklerine geçmiş olsun diyorum. “DİLDE, İŞTE, FİKİRDE, BİRLİK “ düşüncesini ortaya atarak, Türk Dünyasında yeniden dirilmeyi, aydınlanmayı, birleşmeyi, gündeme getiren Kırımlı Aydın, Düşünce Adamı İsmail GASPIRALI’NIN ata yurdunda, Kırım Tatar Türklerine, Kırım’da yaşayan tüm dostlarıma selamlarımı sunuyorum…      

      Kırım, Akaylarla, Bikelerle hep var olacak…       

     Tamgalı Gökbayrak gökte hep dalgalanacak…       

     Hoşça kalın!       

    Sağlıcakla kalın!      

   Erdoğan KIRMIZIOĞLU           

   Araş Yazar-Şair

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 12 Kasım 2009 23:17 )  

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Reklam